Özel araç olmadan gezilmiyor

arabamUzun süredir otokontrolden geçip bloguma yazamıyordum. Tatil fotoğraflarımı fotoğraflar bölümüne eklemişken birkaç satır da bir şeyler yazayım dedim.

Motosikletimi alalı yaklaşık iki yıl, arabamı alalı da yaklaşık bir yıl oldu. Ağustos ayında şimdiye kadar gezmediğim çok yeri gezdim. İki parça halinde yaklaşık 25 gün süren tatilim sırasında otobüslerle ya da turlar ile yapamayacağım bir tatil geçirdim.

Tatilimin ilk bölümünde üç arkadaş Karabük’ten başlayıp Batum – Gürcistan’ı da kapsayan bir Karadeniz turu yaptık. İstediğimiz yere gittik, istediğimiz yerde durduk, istediğimiz yerde konakladık. Araba ile yaklaşık 4000 km yol yaptık. Bir sürü yer gezdik.

İkinci bölümde ailem ile birlikte yarı memleketim Kastamonu’ya gittim. Çok uzak mesafeler katetmesekte toplu taşıma ile ulaşılamayacak bir çok doğal güzellik gördük. Turizm yönünden çok fazla kıymeti bilinmese de biz adını duyduğumuz her yeri görmeye çalıştık. Toplamda 1500 km yol yapmışız. İrili ufaklı 4 kanyon, iki şelale, bir tane de adını yeni öğrendiğim Koylucu gezdik. Bunun dışında haritadan bakıp bir sürü yere gittik.

Motosiklet ile gittiğim seyahatleri de seviyorum fakat yalnız başıma bir şeyleri yapmayı sevsem de yalnızlık duygusunu sırtında taşıyıp seyahat etmekten hiç hoşlanmadım. Grup halinde seyahat içinde henüz motorum hazır değil. Geriye bir tek arabam kalıyor. Arabaya doluşup bir yerlere gitmek geçekten güzel oluyor. Özellikle birilerinde bağımlı olmamak, özgürce hareket edebilmek paha biçilmez bir şey. Gittiğin bir yerde yoruldum deyip durabilmek, sıkıldım deyip dönebilmek gerçekten büyük bir nimet.

The following two tabs change content below.

Bahri Meriç CANLI

Web Geliştiricisi, Linuxcu, Dağcı, Amatör Telsizci, Girişimci, Motorcu

Latest posts by Bahri Meriç CANLI (see all)