Bir posta kutum oldu
Posted by Bahri Meriç CANLI on Haz 12, 2008
Telekomünikasyon kurumunun web sayfaları üzerinde ve alan adlarının whois bilgilerinde iletişim bilgilerinin olmasını istemesi üzerine uzunca bir süredir niyetlenip bir türlü yapamadığım bir işlemi gerçekleştirip posta kutusu almaya karar verdim.
İlginç bir maceraydı diyebilirim. Hatta posta kutularını gördükten sonra üzerine birkaç proje de düşünmüştüm fakat mevcut mevzuat buna pek müsade etmedi. Şimdlik sadece ismime gelen postaları koyabileceğim bir posta kutum oldu. Bana artık PK 1000 Ulus/Ankara adresinden posta yolu ile ulaşabilirsiniz.
Gözlemlerim PTT bu sıralar karına kar katan PTT Bank ile uğraşırken posta kutularını bir kenara atmış gibi görünüyor. Yasal mevzuat buna uygunmudur bilmiyorum fakat üzerinde biraz çalışarak bu posta kutularını Posta Kutusu + Kasa (saklama kabı diyelim) haline getirilebilir. Bu şekidle hem posta kutuları ölmemiş bir kerana atılmamış olur hemde PTT’ye ek bir gelir daha olur. Belki böyle şeyler düşünülmüş ve yeterince karlı görülmemiş olabilir yada en azından benim bir saat bulunduğum bu yerde düşündüğüm şeyleri birilerininde düşünmüş olması gerekiyor.
Sadece filmlerde gördüğüm bir manzarayı sizinlede paylaşayım. Posta kutularının olduğu alandan bir kare gerçekten ilginç bir manzara.
Bu resim 2005 yılında yazmaya başladığım bahri.info’daki blogumda “:)” simgesi dışında kullanmış olduğum ilk resim özelliğini de taşıyor.
Güç ve Ego Üzerine
Posted by Bahri Meriç CANLI on Haz 4, 2008
Bu gün bir konuda daha önce biz derken ben dediğimi farkettim. Biraz kendime kızgınım.
Biz’i bir araya getirmek olabildiğine zorken ben diyerek biz’i dağıtmak bir o kadar kolay. Genelde biz ile ego yan yana duramaz, birinin bastırılması gerekiyor. Bireysel güç azken vede emek güçten fazla iken kenetlenmek gerektiği durumlarda ego geri plandadır. Ne zaman bireysel güç artar ego da güçlenir ben ben demeye başlar. İşte tam bu noktada hatalar peşi sıra gellir. Elbette hata yapmamak mümkün değil, özellikle gücün verdiği hazzı tatmışken
Bu yazı için bir nevi hatadan bir ders çıkarmak denebilir. Hiç bir işe yaramasa bile en azından tarihe not düşmek açısından bu yazıyı yayınlıyorum.
Bahri.İnfo yenilendi
Posted by Bahri Meriç CANLI on May 17, 2008
Sitenin eski halini bilenler de dahil neresi yenilendi. Herşey aynı duruyor diyebilirler. 2005 yılından beri aynı tasarım ve kod ile çalışmakta olan sitemin alt yapısını değiştirdim. Artık wordpress kullanıyorum. Sitede kullanmakta olduğum pwg(personel web generator olacaktı ) yi 2005 yılından sonra geliştirmeyi burakmıştım. Koda baktığımda programlama konusunda katettiğim yolu açıkca görebiliyorum. Programlama bilgim artarken değişen başka şeylerde oldu. Neredeyse fiziksel her konuda tembelleştim. Bununla birlikte iş dışında kod yazmayıda büyük oranda bıraktım. Bunun sonucunda pwg öksüz ve yetim kaldı.
Pwg konusunda da tembellik yapmam yeni oluşan şartlara uygun eklemeler yapmaya üşenmem üzerine bu sıralar cms olarak kullanma için yaptığım çalışmalardan da yararlanarak bahri.info’yu pwg üzerindeki teması ile (gerçi onunda ilk hali bir wordpress temasıydı.) wordpress’e taşıdım. İşim hala bitmedi, birkaç eksikliği tamamlayıp google’de indeksli eski urllelerinde güncellenmesi ile bahri.info ya sadece yazı ekleyeceğim.
Kalehost ve Domainlabs bloglarını açmam ile birlikte bu iki konuda bahri.info da yazı yazmayacağım. Domain ve hosting konularını bir kenara bıraktıktan sonra tembellik etmezsem bolca kişisel, belki biraz edebi(havalar ısınıyor börtü bocekten bahsetmek istiyorum), bunun yanı sıra linux ve lkd ile ilgilide yazılar yazacağım.
Sınavsız okuyoruz acaba nereye kadar
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 17, 2005
Yüksek okul btiti sıra dikey geçişte DGS de bu sene olmayınca ne yapalım AÖF ye yazıldık bizde, diğer yandan br gerçek var ortada. Hiç sınavla bir okula yerleşemediğim farkettim bu biraz benden birazda sistemden kaynaklanıyor. Liseden başlıyalım; ben liseye başlamadan birkaç sene evvel meslek lisesine öğrenciler sınavlı alınıyordu bize gelene kadar o sınav kalktı, meslek lisesine yazıldık. Bir yıl sonra o bölümün bana uygun olmadığın anladım ve teknik liseye (yine sınavsız) geçtim üç yılda orda okudum. lise bittikten sonra sınavsız geçiş dediler össye girmeden yüksek okula başladık. iki küsür yılda okul bitti. şimdide lisans diploması alabilmek için yine sınavsız AÖF ye yazıdık. Ben azimliyim sistemin bu bozuk çarkları arasında doktoraya kadar sınavsız giderim gibi geliyor.
Hasta olmak istemeyen yaklaşmasınn
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 16, 2005
Geçmedi bir türlü şu hastalık tam çalışmaya başlacam bir baktım yataktan çıkamaz durumdayım. Hal böyle olunca iş güç hak getire sonuda inadımı kırdım iki yık sonra hasatnaeye gittim. Tam bir hasatane düşmenıyım. Bu bürokrasi oldukça ben bu hastanelerden uzak durmayı tercih ediyorum.
Bu arada haftalık uptime raporum geldi nasıl iki gün hizmet alamadığım halde %98 uptime çıkıyor. çözemedim. Acaba neyi baz alarak hesaplıyorlar bu yüzdeyi
Sağlık
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 13, 2005
Nedense hastalık olmadan sağlığın, işsiz oldan işin, evlikli sona ermeden evliliğin ölmeden yaşamanın ve bun gibi birçok şeyin kıymetini bilmiyoruz. Birde çok unutkanız, öyleki ölümü bile sadece cenazelerde, sağlığı hastanelerde, özgürlüğü hapsenelerde hatılıyuz ve oralardan uzaklaşınca dünya telaşına dalınca birden aklımzdan çıkı veriyor. Bunları neden yazıyorum şuna ilaçlarla ayakta duruyorum, bu bir şekilde geçecek ve her insan gibi bende sağlığı unutp yaşamaya devam edeceğim doktorlar nek adar kendine bakın sağlığınız koruyun desede biz ihmalkar olan grup bunu sürekli gözardı etmekteyiz. ilkgi alanım oldığı için tıp konusunda birşeyler yazamıyorum sadece söyleyebiceklerim hayatın içinden kesitleri buraya aktamakla sınırlı kaldı. Bakarsınız tıplada uğraşırız ![]()
Yalnızlık
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 11, 2005
Bir işte iyi olma istiyorsan bazı şeylerden feragat etmen gerektiğine inanıyorum. Hal böyle olunca sosyallikten vazgeçmek zorunda kaldım. ıyi mi yaptım kötü mü yaptım bun zaman gösterecek. Amaclarım ve isteklerim doğrultusunda kendime bir yol çizdim bu yolda ilerliyorum. ınsanlar gelip gidiyor. Bir zamanlar amızdan su sızmayan insanlar şimdi baktığımda bir selamı bile esirger durumdalar. Bu tip insanları çevreme toplama hiç zor değil bu şekilde teselli ediyorum galiba kendimi. Her insanın dostları olmalı ya benimkiler kilometrelerce uzaktalar, en aznından varlar iyiki varlar umarım onlarda diğerleri gibi yapmazlar. Ömür boyu dost kalabilen insanlar varmıdır acaba benim hiç uzun soluklu dostluklarım olmadı. En uzunu on yıl sürdü. Gerçi önümüzde çok zaman var diye düşünecek olursak umutsuzluğa düşmeye gerek yok fakat her giden bir parçamı alıp gidiyor gibi bir hüzün kaplıyor içimi. Diğer yandan Hayat devam ediyor bakalım neler geçen zamanda çok mu sabırsızım acaba herşey çabucak olsun istiyorum.
Hayatın sıradanlaşması
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 26, 2005
Evet bende dahil çalışan her insanın ortak sorunudur hayatın sıradanlaşması. ışler o kadar otomatikleşir ki sıkıcı olmaya başlar bazende işkence gibi gelir. Peki hep mi böyleydi? bu soruya verilecek yanıt tabiiki hayır olacak. Mahalelere koca koca apartmanların yapılması komşuluk olgusunu önemini yitimesi sadece bir sebep karşı komşusunu tanımayan apartman sakinleri çok kötü bir durum düzelirmi bilinmez ama bu gidiş hiç iyiye gitmiyor
Yeniden eski düzen
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 24, 2005
Kısa süren iş denemesinden osnra tekrar sitelerimin ve bilgisayarımın başına geçtim. Hedefe giden yol her ne kadar kaygan ve zorlu olsada en azından hedefsiz amaçsız denizdeki bir mayın gibi sürüklenmekten iyidir. Eldeki imkanları sonuna kadar değerlendiriyorum. Bakalım ne kadar dayanabilceğim. Bunu zaman gösterecek, hedefe ulaşmaya ömrümüz yetmese bile en azından bu hedefe ulaşmak için yaşayabilirm.çok mu kadamsar olmaya başladım acaba ![]()
Başladığı gibi bitti
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 22, 2005
Bundan dört gün önce bir işe girmiştim çok hızlı başladı ve aynı hızda sona erdi yeniden bilgisayarıma kavuştum. ınternetten uzak duramadığım bir gerçek artık vazgeçilmezim haline geldi ve buna engel olacak her şeyi tehtit kabul edip gereğini yapıyorum
şaka bir yana çok yordu bu kısa zaman aralık aynıa kadar dinleneyim diyorum bakalım zaman ne gösterecek

