Online profil(kartvizit) siteleri

Posted by Bahri Meriç CANLI on Mar 1, 2011

Yazıya isim bulmakta daha doğrusu bu siteleri tanımlamakta biraz zorlandım. about.me kendisine kabaca diğer sitelerdeki profillerinizi tek bir sayfada toplayan online profil diyor. Ben diğerleri için de aynı tabiri kullanacağım.

Bu profil toplayan sitelerin de sayısı birden fazla olunca bende o sitelerdeki profillerimi siteler hakkında kısa birkaç yorumum ile birlikte yayınlamak istedim.

Hepsinde geçen yaz ağrı dağına tırmanmaya gittiğimde çekmiş olduğum bulutların ardından kısa sürede olsa yüzünü gösteren Ağrı dağı fotoğrafını kullanıyorum. Çok süper bir fotoğraf değil fakat daha iyisini bulana kadar en iyisi bu.

Flavors.me

Aslında flavors.me için söylenecek fazla bir şey yok. Adamlar sistemi kurmuşlar kısıtlı bir bölümünü ücretsiz ger kalan her şeyi de ücretli olarak sunuyorlar. Ücreti mukabilinde kendi alan adınızı bile kullanabiliyorsunuz. 

Adresim: flavors.me/bahri

About.me

About.me den bahsedilirken “flavors.me benzerliği ile dikkat çeken” şeklinde cümeleler okudum. Bana biraz daha fazlası gibi geldi. Fakat about.me alan adı içeriği anlatması yönünden bence daha güzel. 

Adresim: about.me/bahri

Kimdir.com

Bizim şirketin ürünü diye söylemiyorum fakat Türkçe alan adı olarak bu konseptte rakibi olacağını düşünmüyorum. Henüz kapalı betada olması sebebi ile hala sadece isminiz.kimdir.com şeklinde kullanıcı adı alma şansınız da olabilir. 

Adresim: bahri.kimdir.com

WordPress + MiniCard

Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin sözü kadar olmasa da internet şirketlerine de güvenmeyeceksin gün gelir yayına son verir düşüncesi ile yapılmış bir çalışma.(Yahoo! patır patır servislerini kapatıyor, ücretiz yayın yaparken kapanan bir sürü servis hatırlıyorum.)Kendi kartvizit siteni kendin yap sözünden hareketle. Hali hazırda boşta duran alan adının değerlendirilmesine de bir vesile. WordPress + MiniCard temasının kısık ateşte makyajlanması ve biraz php hacking. 

Adresim: bahri.org


Neden kişisel web sayfası yapıyoruz?

Posted by Bahri Meriç CANLI on Oca 16, 2011

Hala arama motorlarından kişisel web sitesi şeklinde aramalar ile siteme girildiğini düşünürsek bu konudan şikayetçi olmayı bir kenara bırakıp bu konuda birşeyler yazmanın zamanın geldiğini düşünüyorum.

Aslında son zamanlarda sadece kendime kişisel web sitesi yaptığımı farkettim. Şu anda bahri.org, bahri.info, bahri.us, bahri.es, bahri.ch, bahri.ru, bahricanli.com.tr olmak üzere yedi farklı kişisel web sitem var. Şimdilik hiçbirinden vazgeçemiyorum.

Kişisel web sitesi neden yapılır?

  • Orataya somut yada soyut birşeyler çıkartmışsınızdır. “Bunu ben yaptım kardeşim, işte detaylar” dersiniz.
  • Konusu olarak kişisel web sayfanız olan kendi web uygulamanızı yazarsınız. (2005 yılında bahri.info da ilk blog scriptimi yazdığımda tek amacım kendi kodumu yazmaktı.)
  • Benim gibi kendinizden bahsetmeyi seviyorsunuzdur, konusu siz olan bir web sitesi yapar kendinizi anlatırsınız.
  • Benim bahri.org‘da uygulamaya başladığım about.me tarzı social bussiness card diyebileceğimiz, sosyal medya sitelerindeki profil sayfalarınızın linkleri ve diğer iletişim bilgilerinizin yer aldığı mini siteler ile online kartvizit olarak kullanmak için.

Günümüzde CMS yazılımları kişisel web sitesi yapmayı çok kolaylaştırdı. Yeter ki içeriğiniz olsun neredeyse 5-10 dk içerisinde kendi sitenizi yapabilirsiniz.


Neden artık blog yaz(a)mıyorum?

Posted by Bahri Meriç CANLI on Ara 12, 2010

Blog yazmaya 2005 yılında başladım. 2009 Aralık ayına kadar artan bir ivme ile iyi yada kötü birşeyler yazıyordum. Zaten çocukluğumdan beri birşeyler yazmayı da seviyorum. 2009 Aralık ayında sunucumun güç kaynağı yandı. HP sunucumun içindeki verileri de hala alabilmiş değilim. Şuan evde çamaşır makinesinin yanında yaklaşık bir yıldır çamaşırlığa sehba vazifesi yapıyor. Silinen yazılarımın artık yeterince yeni yazı yazamama etkisi var bilemiyorum fakat şuan da istesemde yazamıyorum. Onun yerine Twitter üzerinden birşeyler yazmak daha pratik geliyor. Sonuçta içime sinecek bir paragraf yazı yazabilmek için bile en az 15-20 dk düşünmem gerekiyor. Twitter’da ise yazıyorum ve gönderiyorum. Hatta bazen robota bağlayıp yazdığımı kontrol etmeyi bile ihmal ettiğim oluyor. İmla hataları ile birlikte gidiveriyor bir cümlelik yazım. Twitter üzerinden de diğer sosyal medya sitelerine zincilerme olarak dağılıyor. Aynı cümle için farklı gruplardan bazen farklı bazen benzer geri bildirimler alıyorum. Blog yazarken bu kadar çabuk geri bildirim alabilmem mümkün olmuyordu. Kısaca yazdığım uzunca bir yazıyı sınırlı bir kitleye ulaştırıken şimdi çoğu zaman bir cümlelik yazıyı daha geniş bir kitelye ulaştırabiliyorum.

Son zamanlarda yapılan bir araştırma, benim de içinde bulunduğum yaş grubunda(18>X<30) blog kullanımının azaldığını ve yerini sosyal medya sitelerine bıraktığını gösteriyor. 2007 yılında çalıştığım şirket bu alandan çıkış yaparken blog kullanımının bir tepe noktası olduğunu ve bunun çok uzun sürmeyeceğini bu işin içindeki kişiler olarak öngörüyorduk. Günümüzde herkesin bir blogu olmalı anlayışı yerini amaca yönelik ve tabiri caizse kalbur üstü bir blog kitlesine bırakmaya başladı.

Son olarak blog devrinin kapanmaya başladığı günümüzde yıllardır kişisel sitemin ana sayfasını blog modülü ile değiştirmeme inadımın artık bir anlam kazandığını söyleyebilirim. İlerde blog yerini sosyal medya akış takibine bıraktığında siteme sadece bir modül daha ekleyeceğim.


Birşeyleri elde etmek üzerine

Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 28, 2010

Bu yazıyı otobüs ile eve giderken yazmıştım. Hayat çok garip; yazarken ki psikolojim ile şimdiki psikolojim arasında dağlar kadar fark var. Fakat birazdan okuyacağınız fikirlerimin doğruluğunun sağlamasını biraz önce bir kez daha yapmış oldum.

Bir şeyi elde etmek için öncelikle istemek gerekir. İstemek zincirin ilk halkasıdır. Fakat çoğu zaman (sanırım bazı durumlarda bebekler yapabiliyor) sadece isteyerek birşeyleri elde edebilmek mümkün değil. İstediğin şeyi elde etmek için çaba sarfetmek gerekir. Çaba sarfederek genelde istediğini elde edersin. Bazende öyle bir an gelirki sadece istemek yada elde etmek için çaba sarfetmek yetmez. Belirli bir zamanın geçmesi, belirli bir hayat kesitinin de yaşanması gerekir.

Bunu son bir yıl içerisinde kendi hayatımda bolca gözlemliyorum. İstediğim yada çaba da sarfettiğim bir sürü şey istesemde o anda olmuyor. Fakat bazıları belirli bir zaman sonra farklı şekilde de olsa gerçekleşebiliyor.

Bazen keşke demeden kendimi alamıyorum “keşke hayatta herşey bebeklerin karınları açıktığında ağlayıp yemek istemeleri ve yemeğin gelmesi kadar kolay olsa.” Sonradan düşünüp o zamanda eldekilerin kıymetini anlayamazdık deyip bu düşüncelerden vazgeçiyorum.


Bu devirde ne telsizi kardeşim?

Posted by Bahri Meriç CANLI on Eyl 24, 2010

Telsiz ve benzeri teknolojilerle yıllar sonra yeni yeni uğraşmaya başladım. Bir tane telsiz edindim. Amatör telsizcilik lisansı almaya çalışıyorum. “Gsm ağlarının ülkenin her köşesine(onlar öyle sanıyor) yayıldığı günümüzde telsiz kullanmaya neden ihtiyaç olsun ki” diyebilirsiniz. Normal şartlarda normal insanlar(işine giden iş çıkışı parası varsa eğlenmeye giden yoksa evine gidip televizyon izleyen) için böyle birşeye ihtiyaç yok. İhtiyaç duyuyorsa zaten oda “normal insan” değildir.

Peki ben neden ihtiyaç duyuyorum. Sıralamak gerekirse;

  • Dağda yada dağ ile sınırlamazsak doğa da birden fazla kişi(aslında tek bir kişi için daha çok ihtiyaç olabilir) ile yapılan herhangi bir faliyette ekip içi kordinasyon sağlanması ve olası bir acil durumda iletişim kurmak için kullanıyoruz.
  • Doğada değiliz şehirdeyiz ve ekip halinde uzak mesafelerde bir iş yaparken de kullanıyoruz.
  • İşin bir de afet haberleşmesi boyutu var.(İnşAllah kullanmak zorunda kalmayız) Bir afet halinde sadece afetin olduğu bölge değil nederdeyse tüm ülkede telefon hatlarında başta yoğunluk(yoğunluk kısmi de olsa sistemlerin çökmesine bile sebep olabilmekte) ve teknik arızalar(karasal hatların kopması, elektrik kesintisi vs) halinde oluşabilcek iletişim kopuklukları sırasında yine koordinasyon ve iletişim için kullanılmakta.
  • Birde eğlence boyutu var. Lise yıllarından beri telsizlerle bir şekilde uğraşmaktayım. O yıllarda tüpçülerin telsizde söyledikleri türküleri dinlemekte eğlenceliydi.