Düğünlerde çalınan müzikler üzerine
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 16, 2008
Dün bir tanıdığın düğününe gitmem gerekti. Çalınan müzik dışında herşey güzeldi. Bu vesileyle ne zamandır düşündüğüm bu konuda birşeyler yazayım.
Daha önce defalarca gördüğüm sorun orada da vardı. Evlilik gibi mutluluk verici, herkesin sevinmesi gereken bir ortamda çalınan müziklerin içeriği insanı bunalıma sokan bir halde olmakta. Gerçi düğünlerde çalan arkadaşlara da haksızlık etmemek gerekiyor. En güzel en unutulmaz şarkılar ayrılık temalı aşk şarkıları oluyor. Ve dinleyenlerde bu şarkıları seviyorlar. Fakat her yerde de olmazki. Küçücük mekanlara konan koca koca hoparlörlerden hiç söz etmiyorum bile. Kullaklarım ve diğer bütün duyularım bu durumdan da şikayetçi. Buradan yetkililere sesleniyorum. “Düğünlerde ayrılık şarklıları çalmayı lütfen yasaklayın.” ![]()
Bateri çalmayı öğrenmeye karar verdim
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 8, 2008
Daha önce inglizce blogumda yazmıştım. Bu sıralar dinlediğim symphonic metal şarkıların etkisi ile midir bilmem bir davul çalma hevesim başladı. Her zamanki gibi bu konuda da google sordum nedir? ne değildir? nasıl yapılır? diye. İlk başlarda bateri çalmak için bir davul almam gerektiğini düşünüyordum. Araştırdıkça bunun ilk başlar için şart olmadığını öğrendim. (Sonuçta bu iş yetenek/teknik işi). Bu enstürmanı evde tutmak zaten akıllıca bir düşünce değil. Üst kat komuşunuzun evde davul ve zillerle birşeyler çalmaya çalıştığını hayal ederseniz tek sorunun yer sorunu olmadığınıda rahatlıkla görebilirsiniz. Fiyat konusuna hiç girmiyorum bile. Araştırmalarım sonucu bu işte ritimin önemli olduğu gerçeği ile birkez daha karşılaştım. İlk aşama da çalışmalara iki adet baget, bir adet çalışma pedi ve bir adet metronome ile başlanabileceğini öğrendim. Bir gazla gidip kendime iki adet baget, bir çalışma pedi ve metronome aldım. Ellerim yanana kadar bagetler ve çalışma pedi ile internetteki okuduğum dökümanlardaki basit ritimleri yapmaya başladım. Şuan bu yazıyı yazarken hala ellerim yanıyor. Daha önce gitar çalmaya heveslenip sadece düşünce aşamasında kalmıştım. Bu sefer biraz daha ileri gidip çalışmak için birşeyler aldım. Bakalım nereye kadar gidebileceğim. Bateri konusu da bilgisayardan uzaklaşma planımda bir aşama oldu.
Bateri kelimesi fransızcadan dilimize geçmiş bir kelime ingilizcede Drums(davullar) diye geçiyor. İnternette bu konuda bir sürü site bir sürü yazı bulunuyor. Hatta uzman.tv de bu konuda videolu dersler bile var.
Yapmayı düşünüp, uğraşamacağım projeleri yazmaya karar verdim
Posted by Bahri Meriç CANLI on Kas 2, 2008
Sürekli düşünüyorum, otobüste, yolda yürürken, uykumda vs. Bunu yaparsam süper olur yada yapmalıyım diye bir sürü fikir geliyor aklıma bundan sonra bunları yazmaya karar verdim. Ortaya çıkacak şey fikir havuzu mu olur fikir çöplüğü mü bilmiyorum. Bunlar için çalışmalarına yeni başladığım projem bahricanli.com u kullanacağım.
Hiç bahsetmediğim için bahricanli.com da ne olacak ondan da bahsedeyim. Daha önce marka olmak mı? marka yaratmak mı? konulu bir yazı yazmıştım. Çok dirensemde ben bir marka yaratmak istemiyorum. Ben marka olayım tabiri caizse “tabirle yolumu bulayım”
istiyorum. Bu sebeple önce CANLISoft hayalimden vazgeçtim, en son Acra LLC hayalimide tarihin derin sularına gömüyorum. Bundan sonra sadece ben varım.
Birde artık ben iş yapmak değilde iş, yapılan/yapılacak bir iş hakkında düşünmeyi, yazmayı mümkünse yönetmeyi daha çok seviyorum. Yönetmek konusunda biraz sorunlarım var. (kurtların yayında oldukça acemiyim)
Yavaş yavaş durağanlıkdan hareketliliğe geçiyorum
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 28, 2008
Yaklaşık üç hafta önce bir vesile ile Zirve Dağcılık ile tanıştım. Başlarda sadece spor olsun sürekli bilgisayar başında olmayalım düşüncem vardı. Bir iki doğa yürüyüşü ile hareketlenmeye başladım. Şimdilik iyi gidiyorum, bir taraftanda teorik dağcılık eğitimi alıyoruz. Dediğim gibi başlarda hiçbir beklentim yoktu, fakat yavaş yavaş yükseklere merak ile karışık bir heyecan hissediyorum. Bilgisayar başında otur-otur az kalsın göbek bırakıyordum. Yürüyüşler ile biraz toparlanmaya çalışıyorum. Sanırım ilerleyen haftalarda, aylarda daha zinde olacağım. Hala merdiven mi? asansör mü? sorusuna Tabiki asansör! demekteyim. Bu gazla bu seçenek değiştimi bilmiyorum.
İlerleyen günlerde dişe dokunur birşeyler olursa onuda buradan paylaşacağım.
Karasal yayın yapan Radyo kurma hayalim suya düştü
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 19, 2008
Gelecek planlarım arasında medya sektöründe yer almakta bulunuyor. Bu konuda azda olsa birşeyler yapmaya çalışıyorum. Geçtiğimiz hafta Cebit fuarında hazır RTÜK yetkililerini bulmuşklen sorayım dedim. Nasıl olacak bu karasal radyo yayın. Ne gerekiyor? vs derken şunları öğrendim.
Yasal nedenlerle kararsal frekans dağıtımı yapılamıyormuş. Sadece mevcut frekansları hak sahiplerinden devir alabiliyormuşuz. Bunun için uygun bir frekans sahibi bulmak ve A.Ş olan bir firma sahibi olmak gerekiyor. Hal böyle olunca karasal yayın hayalimiz suya düşmüş oldu.
Bir diğer yöntem Uydu üzerinden radyo yayını yapmak (Şahsen ben uydu üzerinden radyo yayınlarını dinlemiyorum.) RTÜK bu konuda da lisans dağıtıyor. Yayın yapmaya başlamadan bu lisansıda almak gerekiyor. Bu lisansın bedelide 15.000,00 YTL civarında imiş. Uydu üzerinden yayında bana pek cazip gelmedi.
Tek çare halihazırda zaten varolan internet üzerinden radyo yayını yöntemi. Şuan için bu konuda herhangi bir yasal düzenleme yok. Bu sebeple internette mantar gibi internet radyoları var. Fakat görüştüğüm yetkili ilerleyen günlerde internet radyoları içinde bir lisanslama çalışmasına gidileceğini söyledi. Bunu nasıl yaparlar bilemiyorum fakat bunun ücretsiz olmayacağı bir bedelini olacağı kesin.
Linux gezegeni deneme 1, 2, 3 deneme
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 12, 2008
Tek satırlık deneme mesajı yazmak çok sıkıcı oluyor hem blogumda hemde gezegende çirkin bir görüntü oluşturuyor. Hazır YK üyeleride okuyorken gezegende görünecek mesaja gezegen ile ilgili biraz hatırlatma serpişitirelim.
Linux gezegeni için bir çalışma yapılacaktı, ne oldu acaba. Bu çalışma tamamlanmadığı için gezegene yeni başvuruda almıyoruz. Hatta gezegen ile ilgilenecek yeni birinide bulamıyoruz. Acaba nicedir bu gezegende uygulanacak kuralların yeni hali.
Free Software Foundation üyesi oldum
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 5, 2008
Bu günlerde yapmayı düşünüp yada yamam gerekirken yapmadığım o kadar çok şey var ki hiçbirini yapmak içimden gelmiyor. Bilgisayarda kod yazmanın eğlenceli geldiği günleri özleyip özlemediğimi bilmiyorum. Şuan evde oturup kod yazmak hiç de eğlenceli gelmiyor. Onun yerine film izlemek yada abuk sabuk sosyal ağlarda, last.fm, imeem vs gibi müzik sitelerinde gezinmek veya açık kaynak projelere yer sağlayan farklı dillerdeki siteleri dolaşmak daha eğlenceli geliyor.
Gelelim başlıktaki konuya uzun süredir fsf.org üyesiyim. Fakat cesaret edip bir türlü Free Software Foundation üyesi olmuyordum. Bu gün itibariyle cesaretimi toplayıp fsf üyesi oldum. Artık 6900 nolu üyesiyim. Henüz yeniyim, okumam gereken bir çok yazı var. İlk fırsatta onları okuyacağım
.
Not: Özel isimlerin yazılışları değiştirilmez hangi dilde yazılmışlarsa öyle kalır düşüncesinden hareketle Free Software Foundation’ı Özgür Yazılım Vakfı olarak anmadım.
Mükemmeli ararken yolda kaybolmak.
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eki 3, 2008
Son geçen 2-3 yılımı sanırım bu şekilde geçiriyorum. Hiçbir insan mükemmel değildir. Bende değilim. Bunun böyle olduğunu bilmek için biraz akıl sahibi olmak yeterli. Bu gerçeği bile bile mükemmeli aramak neden? Bu durumda olanın sadece ben olduğumu düşünürdüm fakat zaman içinde yanlız olmadığımı hayatın her alanında görerek öğrendim fakat bu duruma üzülsem mi? sevinsem mi? bilemiyorum.
Birde üstüne üstlük tembel biri olunca mükemmeli ararken “ammaan!” deyip yaptığım işten vazgeçiyorum. İşte bu aşamada ben ne yapıyordum. Bunu yapmasaydım ne yapacatım derken kendimi boş boş oturur vaziyette buluveriyorum.
Sanırım bu bir hastalık, eğer öylese bir tedaviside elbet vardır.
Not: Bayramda bana gelen bayram tebriklerine orjinal ama saçma olmayan bir cevap yazayım derken üç günlük bayram bitiverdi. Anlaşılan o ki bir sonraki bayrama 3-4 gün önceden hazırlanmam gerekecek. Bu vesile ile bayramda email ve sms gönderen herkese teşekkür ediyorum. İnşAllah kurban bayramına cevap yazacağım.
Ramazan bayramınız mübarek olsun
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eyl 30, 2008
Ramazan bayramınız mübarek olsun. Eskilerden; Barış MANÇO‘dan Bugün Bayram parçasını paylaşmak istiyorum.
Not: Lütfen Ramazan Bayramına şeker bayramı diyerek anlamının yitirilmesine yardımcı olmayalım.
Ve sonunda dizüstü bilgisayarım tamamen bozuldu
Posted by Bahri Meriç CANLI on Eyl 28, 2008
Son zamanlarda sadece içine sonradan taktığım extra diskte dosya depoladığım, maillerimi thunderbrid üzerinden okuduğum, pidgin ile msn yada jabber üzerinden chat yaptığım ve bazende amacına uygun olarak sırtlanıp yanımda taşıdığım diz üstü bilgisayarım sonunda bozuldu. Sanırım ucuz etin yahnisi oldu bizimkisi. Aldığımın iknici haftası yön tuşarının takılması sorunun çözebilmek için içini açıp içindeki parçaları inceleme fırsatı bulmuş ve sonunda takılan yön tuşlarını iptal etmek zorunda kalmıştım. Ardından da tembellik edip yeni tuş takımıda almadığım için onlarsız kullanmaya devam etmiştim. Geldiğimiz aşamada birkaç tuşu daha takılmaya başladı ve artık kullanılamaz hale geldi.
Ve artık pes ediyorum. Alınacaklar listemde zaten bulunmasına rağmen bir türlü sıra gelmeyen bilgisayarları yenileme işine dizüstünden başlıyorum. Karar verme süresinin 4-5 ay aldığını göz önünde bulundurusak alacağım ürüne karar vereme gidip alma vs işlerinin de 2-3 ay süreceğini tahmin ediyorum. Bu süre zarfında iki server ve bir masaüstü makine ile idare etmek zorunda kalacağım. İşlerim biraz aksayacak ama buna alışabileceğimi düşünüyorum.



